Ben onu şarkılarla tanıştırdığımda Doğa henüz minicikti. Minicikti derken gerçekten minicik; bir kaç haftalıktı ve karnımdaydı. Önceleri kendim mırıldanıyordum ona, sonradan dinletmeye de başladım. Pek çok türde müzik dinlettim ona. Özellikle çok sevdikleri de oldu tabi; neşeli valsler de bunların arasındaydı. Dinlediği müzikleri sevdiğini nasıl mı anladım? Tepkilerinden. Bir keresinde radyo yayını kesilince içeriden "tık tık tık" diye beni uyardığı bile olmuştu! O zamandan anlamıştım içi müzik dolu bir çocuk olacağını. Birlikte perküsyon dersleri bile aldık. O yüzden ritim tutmaya da alışık, hatta eşlik etmeyi de sever.
Doğa, doğduğundan beri müzikle dans etmenin keyfiyle de tanıştı. Birlikte danslar ediyor, sevdiğimiz şarkıların tadını çıkarıyoruz. Ama bundan da eğlencelisi Doğa'nın kendi şarkılarını dinlemek. Sabahları uyandığında minik sevinç çığlıkları eşliğinde mırıldandığı şarkıları ezberlemek istesem de, her sabah yenisini söylediği için bir türlü hatırımda tutamıyorum! Bir de akşam uyumadan önce söylediği ninniler var, onlar da ayrı bir harika. Kendisi de çok beğeniyor olmalı çünkü söylediği her ninniyi 1-2 dakikadan fazla söyleyemeden uyuyakalıyor! Bize de ona renkli rüyalar dilemek düşüyor..



