İlk tanışma serin ama güneşli bir pazar gününe tesadüf etti. Oturmasına oturuyor ama koltukta değil, hareket ediyor ama kucakta ya da arabada değil. Peki ya nedir bu şey beni içine koydukları? Adını henüz öğrenemedim ama hoşuma gitti bu nesne. En iyisi mi bir gülümseyim, çünkü kendimi tutamıyorum, çok zevkli!
İlk çocuk bayramını Doğa salıncakların tepesinde kutladı. İleri geri sallanırken gözlerini kapatıyor, rüzgarı yüzünde hisseder gibi keyifleniyor, etrafa ve altından akan zemine bakıyor.. Karşısında durunca bir an için burunlarımızın ucu değecek kadar yakın ama bir an sonra uzanıp ta dokunamayacak kadar uzak oluyor. Güzel şeymiş bu salıncak. Hep salınsak, hep salınsak..