Bodrum ziyaretlerimizin Doğa'nın hayatına ne kadar katkı koyduğunu daha önceden yazmıştım. Bizim için Bodrum bir öğrenme ve büyüme yeri. Geçtiğimiz Nisan ayında 10 günlüğüne yine Bodrum'da idik. Bu sefer hem Doğa daha büyümüş, hem de artık Bodrum'u tanır hale gelmişti. Tahmin edeceğiniz üzere Doğa yine dolu dolu bir 10 gün geçirdi ve yeni ilklere imza attı.
Bu gidişinde Doğa usta bahçivan ünvanını almaya hak kazandı. Her sabah erkenden uyanıp, dedesine bahçeyi sulamaya yardım etti. Hortum ve başındaki tabancasına hayran kalan Doğa, hızını alamayıp, bahçedeki süs havuzunu ve sokağı bile suladı. Tabi sabah sulamaları onu kesmeyince, akşam üstü plaj dönüşü bir posta daha suladı her yeri. Hiç yoruldu mu? Yok canım, olur mu? Kurbağa desenli yazlıkçı sandalyesi bile vardı, yorulursa oturarak sulasın diye!

Deniz kenarında ise dolu eğlence vardı Doğa için. Sevimli ördekler, azılı kaz kardeşler, kediler ve köpekler günün neşesi iken, kazma, kürek, tırmık ve kalıplar ise saatlerini geçirdiği oyuncakları oldu. Kumlara geçen senekinden daha fazla ilgi duyan Doğa, kum taneciklerini daha yakından gözlemleyebilmek için burnunu kumların arasına gömmeyi bile sorun görmedi kendine. İskelenin üzerine çıkıp, topladığı taşları denize atmayı ve taşları bittikçe etrafında kim varsa ondan daha fazla taş toplamasını istemeyi de ihmal etmedi. Güneşin yumuşadığı akşam saatlerinde bir şezlong bulup, keyif çatan Doğa, akşamları da günlük tutulan balıkları mideye indirdi (her Bodrum tatilinde yaptığı gibi).

Doğa'nın bu seferki Bodrum ziyaretinin en enteresan ilki ise sabah 7.30'da sahile inip, yeni tutulmuş balıklardan birini kahvaltıda yemek oldu. Tekneyle iskeleye yanaştığı gibi balıkları Doğa'nın önüne döken Özer abinin yakaladığı koca bir palamut az sonra ızgarada pişmiş ve Doğa'nın önüne kahvaltı olarak konmuştu.
Kumsalda oynadığı günlerde Doğa başka bir olaya daha tanıklık etti. Bir teknenin yaza hazırlanışı ve elden geçişini izledi. Günlerce ahşap parçaları zımparalanan, içi ve dışı temizlenen bir tekne, dönüşümüze 1 gün kala suya inmeye hazır hale geldi. Tabi son kontrol için Doğa da teknenin içine girip göz attı. Tekne hazırdı. İmece ile bakımı yapılan tekne, yine imece ile yaklaşık 15 kişi tarafından suya bırakıldığında kopan sevinç çığlıkları Doğa'yı çok mutlu etti. Böylece yerel zevkler ve alışkanlıklar da Doğa'nın hayatına dokunmuş oldu.
Yine harika bir tatil yapmış, öğrenmiş ve büyümüş oldu Doğa.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder