
Bu küçük insan hep oturacak mı sanıyorsunuz siz? Haziran'da bir gün geldi çattı ki Doğa koltuğa tutunup, artık önümü, sağımı, solumu şöyle başka açılardan da göreyim dedi ve hoop kendini ayağa kaldırdı. Ertesi gün uyandıktan sonra yatağının içinde ayağa kalkıp onu almam için beklemeye başladı derken, bizimkisi emekleme fazına uğramadan pıtır pıtır evde gezinmeye başladı. Tahmin etmiştim desem hata olmaz; Doğa pratik bir çocuk, uzun yollardansa biraz üstüne düşünüp kestirme alternatifleri tercih ediyor. Yahu ne işim var benim emeklemeyle diye düşünmüş olsa gerek, doğrudan yürümeye geçti.
Benim açımdan hem mutluluk verici hem de tuhaf bir olay çünkü hayatımda ilk defa bu kadar kısa boylu bir insanla aynı mekanda hareket ediyorum. Gerçekten bazen gözlerime inanmakta zorlanıyorum, çok gülünç geliyor, kahkahayı patlatıyorum. Yahu bu kadar küçük ölçekli bir insan nasıl olabiliyor diye! Hayranlık uyandıran bir mevzu gerçekten.
Kendinin de çok hoşuna gitmiş olsa gerek, engelleri aşıp, bir yerden bir yere ilerleyince bir sevinç çığlıkları kopuyor ki anlatamam. Müthiş. Bunları tutunarak yapıyor tabi. Masalar, sehpalar, dolaplar, duvarlar bu aralar en yakın dostu Doğa'nın. Onlara tutunup, sarılıp her yere gidiyor. Bizler aramıza onunla biraz mesafe koyup Doğa'yı çağırdığımızda kendi 4-5 adım atıp bizlere de yürümeye başladı. Çok değil, yakın gelecekte artık yürüyen ve kendi keşiflerini yapan bir Doğa ile karşılaşacaksınız!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder