Tabi ilk dişin çıkışı bir nevi dönüm noktası, üstelik bu günün ekinoksa denk gelmesi de beni iyice büyüledi ve olayın anlamına anlam kattı. E, o halde bunu kutlamak gerek. En iyisi bir diş buğdayı yapalım diye düşündüm, fakat kulağıma çalınan bir kaç bilgi dışında diş buğdayının nasıl ve ne amaçla yapıldığını pek de bilmiyordum. O yüzden araştırmaya karar verdim, iyi ki de yapmışım çünkü öğrendikçe hoşuma gitti bu seramoni.
Ritüelinin en önemli bileşeni ise buğdaydan elde edilen iri bulgurdan hazırlanan yiyecek. Haşlanan iri bulgurlara mevsim meyveleri, ceviz, fındık ve şekerlemeler de eklenebiliyor. Diş buğdayının bana göre en eğlenceli kısmı ise bebeğin önüne seçmesi için konulan objeler. Bu objelerin, ilerde bebeğin seçeceği mesleğe hatta kişiliğine dair ip uçları verdiğine inanılırmış.
Tüm bu bilgilerden yola çıkarak, kendi yorumumuzla 24 Mart'ta Doğa'ya bir diş buğdayı düzenledik. Ailecek Doğa'nın ilk dişinin çıkışını kutladık. Diş buğdayının tadına baktıktan sonra Doğa'nın önüne çeşitli objeler koyduk. Neler mi? Makas, ayna, cetvel, gezi ve felsefe kitapları, flüt, cüzdan, yumurta çırpacağı ve hatta bir hokey pakı bile koyduk! Peki Doğa ne seçti dersiniz? Gezi kitabını. Bu seçimi beni pek keyiflendirdi doğrusu; onu yıllar sonra bir gezgin olmuş, yollara düşmüş, yeni yerler, insanlar ve kültürler tanımaya çalışırken hayal ettim. Ben böyle düşüncelere dalmışken, sevgili oğlum belki de ilk defa gördüğü bu değişik nesnelerin her birinin tadına, kokusuna ve dokunuşuna bakarak yeni keşifler yapmak peşindeydi! Böylece diş buğdayı aslında gerçek amacına ulaştı ve Doğa yeni objeleri tanıma ve bizzat test etme fırsatı buldu.
Madem ki ilk dişin çıkışı yaşamla bu kadar güzel özdeşleştirilmiş, ben de oğluma bir dilekte bulunmak isterim: Güzel insan Doğa, dilerim hayatını kendinden güç alarak ve evrenin tüm güzelliklerini görerek yaşarsın. Hayatın sunduklarını kıtır kıtır öğütmen ve sindirmen umuduyla..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder