16 Şubat 2011 Çarşamba

ışık

1 Ocak 2011 gününe ışıkla uyandım. Bahsettiğim ışık, perdemin arasından sızan güneşin ışıklarına benzer, ancak biraz daha içimde yoğunlaşan bir ışıktı. Geride kalan yılın yorgunluğu sanki silinmiş, tap taze bir başlangıç için vücut kendini yeniden dinç kılmıştı. Yeni yılın henüz yaşanmamış heyecanları kapıya dayanmış, bir seferde yaşanmayı bekliyor gibiydiler! 

Çoktan mırıldanmaya başladığım melodilere ayak uydurmak için kalbim de tempo tutmaya koyuldu. İçim kıpır kıpır olmaya başladığında artık koca bir tebessüm yüzüme güzelce yerleşmişti. Çok uzun zamandır hissetmediğim kadar kendimi iyi hissettim. Sanki her şeyi yapabilecek gücünüz varmış gibi hissettiğiniz oldu mu hiç? İşte aynen öyle hissettim. Kendimde o cesareti fark edince biraz daha heyecanladım, heyecanlanınca sabırsızlandım.. Sonra içten tanıdık bir ses, aceleci olmamam gerektiğini hatırlattı. Sakinledim. 

İnsan yoktan bu hislere kapılmıyor. Bir dürtü var motive eden. O kadar güçlü, o kadar eşsiz bir dürtü ki bu. Kaynağı aslında belli. Çok uzağa değil, kendi "içine" bakman yetiyor :) Henüz küçük ama sonsuz bir kaynak O. 

Yıla şükranlarımı sunarak başladım; yeni aileme..
      

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder