Bizimkisi yalnızca yürekten bir davetti. Kabul eden o oldu.
Neredeyse 300 günü onunla 'bir' olarak yaşadım. Bir olma duygusunu böylesi bir gerçeklikte yaşamak sanıyorum biz kadınlara bahşedilmiş bir lütuf.
Bir kalp atışında can buldum ben, o kalp attıkça da büyüdüm. Meğer önceden hiç büyümemişim. Anlamamışım ne demek. Yeniden oluştum resmen. Her yanıma ayrı dokundu, O dokundukça ben açtım. Yapraklarım içine kapandığı yerden bir bir açıldı gökyüzüne. O'nun ışığını görünceye dek orada öylece uzanmış bekledim, merak ve iştahla.
2 Ağustos'tu geldiğinde. O gün doğdum ben. Paylaştığımız bedene veda edip, ilk nefesini ciğerlerine doldurduğunda. Bir veda bu kadar mı mutlu olabilir? O'nun geldiği an ben yok oldum. Havaya karıştım sanki.
Benim bir oğlum oldu. Doğa. Yüzyıllarca feyzaldığımız, öğrendiğimiz doğanın bir parçası o da. Arı ve ışık dolu. Ömrü boyunca kendi gibi olsun dilerim. Biricik olsun. Ben ise, her içime çektiğimde içimdeki notaları müziğe dönüştüren, ama bir türlü üzerime geri giyemeyeceğim o güzel süt kokusunu onda koklayarak minik akıl hocamdan öğrenmeye başladım bile. Dilerim bana sunduklarının birini bile kaçırmam. 


